Dolar önemini yitirir mi?
Dolara karşı bir seçenek oluşturulması fikrinin uluslararası düzeyde ilk seslendirilişini Çin Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan yaptı. Nisan 2009’da Londra’da yapılan G-20 toplantısı öncesinde Xiaochuan yazdığı makaleler ile ‘uzun vadede, IMF’in ‘özel çekim hakları’ üzerine inşa edilmiş yeni ve uluslar üstü bir küresel rezerv birimi yaratılmasını’ gündeme getirdi.
Korkmaz İLKORUR / RADİKAL GAZETESİ
Bu teklifle birlikte, satır aralarında diğer dövizlerin, tabii özellikle Çin parası Renminbi’nin (Yuan) uluslararası işlemlerde daha fazla kullanılması fikri de seslendirildi. İlerleyen aylarda, bir test olarak, başta kalkınmakta olan ülkelerinki olmak üzere bazı merkez bankalarına 100 Milyar Dolar tutarında Renminbi ‘Swap’ limitleri açıldı. Tartışmalar böyle başladı. Ancak, Çin’in önerisi, küresel kriz devam ederken dolar üzerinde konuşmaların yaratabileceği daha derin olumsuz etkiler olabileceği ve bunun da başta Çin olmak üzere doların değer kaybından hayli zarar görebilecek ülkeler olacağı için ‘buzdolabına kaldırıldı’. Ancak, özellikle yükselen piyasa ekonomileri, ilk Çin’in seslendirdiği öneriyi ara sıra buzdolabından çıkartıp canlı tutmak niyetinde olduklarını gösteriyorlar. Zira, konu, çok büyük ölçüde, bu ülkelerin uluslararası para sisteminde daha etkili bir yere sahip olma talepleri ile de ilişkili. Konu, 16 Haziran 2009’da Sibirya’nın Yekaterinberg şehrinde yapılan BRIC toplantısının resmi gündeminde beklentilere rağmen yer almadı. Ama Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, toplantı sırasında uzmanlarla yaptığı görüşmelerde uluslararası para sisteminde yenilikler konusunda ısrarlı olduklarını belirtti ve satır aralarına Çin’in gündeme getirdiği çeşitlendirme önerisini de serpiştirdi. Tüm bu tartışmalar, görülebilir bir zaman dilimi içinde doların önemini nasıl etkiler? Her şeyden önce, IMF’in ‘özel çekim hakları’ üzerine inşa edilmiş bir rezerv para önerisinin şimdilik bir hayal olduğunu söyleyelim. Gerek küresel ekonomik, gerekse küresel siyasetteki asimetrilerin ve çıkar hesaplarının genişliği ve derinliği böyle bir olasılığı kurumsal açıdan görülebilir bir zaman dilimi için imkânsız kılıyor. İkincisi, zaman zaman sözü edilen altına geri dönülmesi de giderek büyümüş olan dünya ekonomisinin ihtiyacını karşılayacak arz yetersizliği nedeni ile çok zor. Bugün dünyada ikinci rezerv parası olarak ‘avro’ var. Uzun vadede doların tahtını sağlayabilecek araç belki o. Ama onun da daha çözmesi gereken önemli sorunları var. Zira, her an mevcut veya kendisine katılacak yeni ulusların yanlış politikalarına esir olabilir. O zaman, yeni rezerv para rolünü üstlenebilecek araç olarak geriye bir tek ‘ulusal para’lar kalıyor. Bir ulusal para biriminin, doların yerini alabilecek ve/veya mevcut önemini azaltıp azaltmayacağını irdeleyebilmek için önce ‘önem’den ne kastedildiğine açıklık getirmek gerekiyor. Bir ulusal para, uluslararası alanda üç derecede önem arz eder: Birincisi, ‘uluslararası kabul edilirlik’.Bu, büyük ölçüde ülkenin uluslararası ticaret ve yatırımdaki payı ile ilişkilidir. Ama, oran ne kadar büyük olursa olsun ülke parası Çin örneğinde olduğu gibi ‘konvertibl’ değilse uluslararası kabul edilebilirlik şansı çok kısıtlı kalır. İkincisi, ‘ikincil rezerv parası olmak’. Örneğin, Japon Yeni ve avro bu sınıfa girer. Bu sınıfta olabilmenin olmazsa olmaz şartı da sermaye hareketlerinin serbest olmasıdır ki, diğer ülkeler bu sınıfta olan ülkelerin para cinsinden olan finansal aktiflere yatırım yapsınlar, sermayelerini ve karlarını serbestçe kendi ülkelerine getirebilsinler. Üçüncüsü, ‘hâkim rezerv parası olmak’. Bu sınıfa girebilmek için çok gerekli koşul var. Ama bir tanesi var ki, işin belki temelinde yatıyor. Rezerv para konusu, yalnızca bir kredibilite sorunu değildir. Olay, küresel ekonomideki cari açık ve cari fazla dengeleri ile ilişkilidir. Cari fazla verenler, bu fazlayı bir yerlere, tercihan finansal varlıklara yatırmalıdırlar. Bunu yapabilmeleri için de birilerinin bu varlıkları yaratması gerekiyor. Diğer bir deyişle, birilerinin fazlasını borç olarak vermesi için birilerinin borç alma ihtiyacı içinde ve borç senedi üretiyor olması gerekir. Bu da, borç alma ihtiyacı içinde olanın bir ‘açık’ ülkesi olması demektir. Görünür gelecekte doların tahtını sallayabilecek bir ulusal paranın olup olmadığını bu ‘önemlilik’ kriterlerini dikkate alarak irdeleyince cevap olumsuz oluyor. Hele, tartışmaları başlatan Çin’in parası Yuan için şimdilik hiçbir ümit yok gözüküyor kanısındayım.
Dolar önemini yitirir mi?
Gönderen
TsMkNet
25 Haziran 2009 Perşembe
1 yorum:
Hizli firsat!!!
Biz uluslararasi islem iyi güvenilir, güvenilir. Bu firsati kaçirmayin lütfen, buraya gelecek 2014 yili dogru yatirim baslatmak için bir firsattir. % 100 emin ol daha fazla bilgi için e-posta MMV (vandamariana111@gmail.com) Sen garanti.
Eger tarim için bir kredi ihtiyacim var mi? Is için kredi? yapimi için kredi? Yatirim kredisi? Ögrenci kredi? Borç konsolidasyonu kredi? Bu bir firsattir, kullanimi ve yeni bir hayata baslamak. Daha fazla bilgi (mrsvandamariana@yahoo.co.uk) için e-posta MMV.
Allah lonca tüm!!!
M.M.V LTD.
Yorum Gönder