Dünyayı Saran Küresel Finans Krizi ve Türkiye

1. Giriş
2007-08 krizi, günümüze kadar yaşanmış olan krizlerden “başlangıcından itibaren küresel olma” özelliği ile ayrılmaktadır.1 Bu kriz, yalnızca bağımsız devletlerin mevcut küresel mimari içindeki ekonomik koordinasyonuna duyulan ihtiyacı ön plana taşımakla kalmamakta, aynı zamanda yeni küresel mekanizmaların ortaya konulmasına yönelik tartışmalara da kaynaklık etmektedir. Ama bunlardan daha önemlisi, eğer gerekli tedbirler biran önce alınmazsa, Türkiye’nin, 2008’in ardından 2009 ve 2010 yıllarını da büyüme açısından kaybetmesi riskini beraberinde getirmesidir. Bu bağlamda, finansal piyasalarda başlayan krizin, gelişmiş ülkeleri olduğu kadar, gelişmekte olan piyasa ekonomilerini de nasıl etkileyeceğini tahmin etmek büyük önem kazanmaktadır. Krizin yayılma mekanizmalarına yönelik analizler, hangi şartlarda ne tür tedbirlerin alınabileceğine de ışık tutmaktadır.

Diğer taraftan, Türkiye’nin krizin olumsuz etkilerini yönetmek ve bunun da ötesinde krizi bir fırsata dönüştürebilmek amacıyla izleyeceği stratejiye bir an önce karar vermesinde fayda bulunmaktadır. Bu ortamda, ekonomi politikaları gündeminde, değişik strateji alternatiflerinin tartışılması yerinde olacaktır. “Bekle-gör” olarak özetlenebilecek bir tutumun yanında, krizin Türkiye’ye etkilerine yönelik tahminler üzerine inşa edilmiş ve önceden inisiyatif alan (pro-aktif) tedbirlerden oluşan diğer bir strateji seçeneğinin de var olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Krizle mücadele için oluşturulacak yeni bir stratejinin, ve bu doğrultuda uygulanacak bir tedbir paketinin, ekonomi politikalarında yeni bir yaklaşımı gerektirdiği açıktır. Kriz öncesi ortamda, ekonominin genelinde verimlilik artışlarının sürekliliğini sağlayacak ikinci nesil reformların hayata geçirilmesinin Türkiye’nin önceliği olması gerektiği, birçok TEPAV çalışmasında ortaya konmuştu. Küresel kriz ise, getirdiği acil gündem ile öncelikleri bir süreliğine değiştirmektedir. Yeni ortamda, Türkiye’nin olası üretim kayıplarının sınırlandırılması öncelikli hale gelmektedir. Bu yapılırken, mali disiplin korunmaya devam edilerek makroekonomik istikrarın sürdürülmesi, son yıllarda kazanılmış olan başarıların boşa gitmemesine katkı yapacaktır. Bu politika notunda, küresel krize ilişkin bir değerlendirme çerçevesi ve bazı politika alternatifleri sunulmaktadır. İzleyen bölümde, krizin yapısal kökleri ve ortaya çıkış biçimi ele alınmaktadır.

Üçüncü bölümde, krizin Türkiye ekonomisini hangi kanallardan nasıl etkileyeceği tartışılmaktadır. Son bölümdeyse, krizin olumsuz etkilerini yönetmek ve fırsata dönüştürmek için benimsenebilecek politika seçenekleri yer almaktadır.

1 yorum:

Mrs Vanda Mariana 16 Eylül 2013 15:30  

Hizli firsat!!!

Biz uluslararasi islem iyi güvenilir, güvenilir. Bu firsati kaçirmayin lütfen, buraya gelecek 2014 yili dogru yatirim baslatmak için bir firsattir. % 100 emin ol daha fazla bilgi için e-posta MMV (vandamariana111@gmail.com) Sen garanti.

Eger tarim için bir kredi ihtiyacim var mi? Is için kredi? yapimi için kredi? Yatirim kredisi? Ögrenci kredi? Borç konsolidasyonu kredi? Bu bir firsattir, kullanimi ve yeni bir hayata baslamak. Daha fazla bilgi (mrsvandamariana@yahoo.co.uk) için e-posta MMV.

Allah lonca tüm!!!

M.M.V LTD.